Bakan Bozdağ’dan 6’lı masanın hazırladığı Anayasa değişikliği önerisine ilişkin açıklama #ankara

ESKİ TÜRKİYE’Yİ, TÜRK MİLLETİNİN ÖNÜNE UMUT OLARAK KİMSE KOYAMAZ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir başka vasfı, güçlü lider ister Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Yani halkın yüzde 50+1’inin oyunu sıradan liderlerin alma şansı yok. Sağdan olsun, soldan olsun, Cumhur İttifakı, Millet İttifakı milletin önüne öyle bir aday çıkarmak zorunda bırakıyor ki bu sistem bu aday milletin yüzde 50+1’inin oyunu alabilsin, milletin gönlünde taht kurabilsin, güçlü bir figür olsun. Ama parlamenter sistem böyle güçlü bir lidere ihtiyaç duymuyor. Herkes orada olabilir. O yüzden kendi aralarından, Tayyip Bey gibi güçlü bir lider çıkaramayan böyle bir liderle de milletin huzuruna çıkamayacağını gören altı masa, güçlü lider aramayan milletin yüzde 50+1’inin oyuna ihtiyaç duymayan, yüzde 10’u da, yüzde 20’yi de yerine göre yüzde 30’u da, yüzde 1’i de iktidarın bir parçası yapma ihtimali barındıran parlamenter sisteme dönmek istiyorlar. Bu da milletin hayrına değildir. Bir şey daha söylemekte fayda var. Öneriye baktığımız zaman Cumhurbaşkanını halk seçiyor. Cumhurbaşkanının yetkileri bir yandan budandı deniyor ama öte yandan da muhafaza edilen bir sürü gene yetkileri de var. Düşünün bir ülkede Cumhurbaşkanı yüzde 50+1 halkla seçildi. Ama koalisyon var. Başbakan da yüzde 20’yle, 25’le Başbakan. Ne olur orada? Yetkiyi halktan alan bir Cumhurbaşkanı var. Arkasında yüzde 50+1 belki daha halkoyu var. Destek var. Ama arkasında yüzde 20 destek olan Başbakan var. Şimdi bu ayrı meşruiyet tartışmaları başlatacağı gibi öte yandan da Cumhurbaşkanını sembolik hale getirmek isteyenlerin hedefine de hizmet etmez. Bunun anlamı cumhurbaşkanıyla hükümet arasında tartışmadır. Hükümet arasında krizdir. Pek çok konuda pek çok meselede cumhurbaşkanıyla hükümeti karşı karşıya getirmektir. Bakın burası eski başbakanlık binası hatırlarsanız rahmetli Başbakanımız Ecevit’le o zamanki Cumhurbaşkanımız Sezer arasında çıkan bir tartışmada bir anayasa fırladı kıyamet koptu. Şimdi aynı şey bir de halkın seçtiği cumhurbaşkanı olmuş olsa neler olacak siz onun hesabını yapmanız lazım. Altılı masa yaptıkları düzenlemelerin ne tür sonuçlar doğuracağı konusunda yeteri kadar hesap yaptığı kanaatinde değilim ben. Onlar sadece parlamenter sisteme geri dönelim hayali kuruyorlar. Yani bu işin özü esası parlamenter sisteme geri dönme kılıfı adı altında güçlendirilmiş, vesayet sistemine geri dönmektir. Koalisyonlara, istikrarsızlığa, krizlere, darbelerin, muhtıraların, darbe teşebbüslerinin olduğu Türkiye’ye geri dönmektir. Türkiye’nin sorunlarını çözmek yerine kendi aralarındaki kavgalara vakit ayıran liderlerin olduğu bir Türkiye’yi umut olarak milletin önüne sunmaktır. Eski Türkiye’yi, Türk milletinin önüne umut olarak kimse koyamaz. Türk milleti eskiyi de yaşadı. Bugün de yaşadı. Umut yeni şeyler ortaya koymaktır. Bunların yeni şeyler ortaya koyduğu yok. Yani dünün bu aziz millete defalarca bedel ödetmiş. Yani 60 Darbesi, 71 Muhtırası, 80 Darbesi, 97 Darbesi, işte en 2016 Darbe Teşebbüsü bu kadar darbe, muhtıra teşebbüs, bu kadar ekonomik kriz yaşanmış onca koalisyon olmuş ülke ve millet pek çok bedel ödemiş ve bu bedelin altında ezilmiş. Böyle bir sistemi milletin önüne kimse umut olarak koyamaz. Gelecek olarak da koyamaz ve Türk milletinin elinden yürütme organını seçme hakkını, ne altını masa ne de başka güçler geri alabilir. Türk milleti bu hakkı aldı. Bu hakkı geri asla vermeyecektir.

“ANAYASA MAHKEMESİ ANAYASA’YA GÖRE KANUNLARIN VE CUMHURBAŞKANI KARARNAMELERİYLE İÇ TÜZÜĞÜN ANAYASA’YA UYGUNLUK DENETİMİNİ YAPAR”

Tabii bu önerinin net sonuçlar doğuracağını, bu öneriyi hazırlayanlar eminim yeterince hesap etmemişlerdir. Anayasa Mahkemesi Anayasa’ya göre kanunların ve Cumhurbaşkanı kararnameleriyle iç tüzüğün Anayasa’ya uygunluk denetimini yapar. Şekil ve esas bakımından, şimdi bunun dışında bir denetim yapmaz. Bir de vatandaşlarımız bir davada kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğuna inanırsa ve bunu da mahkeme ciddi görürse mahkemenin müracaatı üzerine de Anayasa Mahkemesi bunu görüşüp iptal edebilir. Ama bu düzenleme, bu değişiklik önerisi eğer kabul görürse bireysel başvuruya geldiği zaman Anayasa Mahkemesi eğer burada hak ihlali kanundan kaynaklanıyorsa o kanunu doğrudan iptal etme hakkı veriyor. Yani başvuru şartı bile yok. Ben baktım bu kanunu beğenmedim, iptal ediyorum. Yani bu yargısal aktivizmin önünü açar. Anayasa Mahkemesi Meclisimizin yasama yetkisini buradaki bu yöntemi kullanarak daralttıkça daraltır. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Anayasa Mahkemesini Meclisin yerine neredeyse taşıyacak sınırı belli olmayan çok geniş bir yetkiyi Anayasa Mahkemesine veriyor. Öte yandan yani Cumhurbaşkanlığı’nın siyasetle iştigalinden korkuyorlar. Siyasetçiler kötü adam. Mahkemeler iyi adam, kurullar, kurumlar iyi siyasi kurumlar, siyasetçiler kötü. Madem siz bu kadar kötüsünüz, niye siyaset yapıyorsunuz? Siyaseti ve siyasetçilere milletin seçtiği parlamentoya bu kadar inancınız zayıf, o zaman parlamentoda ne işiniz var? Yani bir defa hepimizin durduğu yeri iyi görmesi lazım. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla kanunları iptal etmesi yetkisiyle donatılması çok net söylüyorum Anayasa Mahkemesinin Meclisimizin yasama yetkisini her geçen gün daraltması ve yargısal aktivizme dönük bir değişime yol açması çok kuvvetle muhtemeldir. Bu doğru bir iş değildir. Yani bunun millete de, devlete de altılı masaya da hiçbir hayrı yoktur. Öyle zannediyorum ki iyi olur diye birileri söylemiş olabilir. Ama sonuçları asla iyi olmaz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaklaşan Etkinlikler

Firma Ekle

Firma Ekle
Firma Ekle